|
Tweet |
BİR SORU İKİ CEVAP / 3
Soru : Bana Hâlâ Arzu Duyuyor Musun, Yoksa Alışkanlık Mıyım?
Bu soru sorulduğunda hava değişir.
Çünkü burada artık çıplaklık var.
Kadına sorulduğunda…
Kadın bu soruyu duyduğunda içinden geçen ilk şey şudur:
“Eskisi gibi değil.”
Ama bunu doğrudan “hayır” diye söylemez.
Dışarıdan verdiği cevap çoğu zaman şöyledir:
“Bazen eskisi kadar hissetmiyorum.”
ya da
“Bilmiyorum… değişti gibi.”
Bu bir suçlama değil. Bir eksilme ifadesidir.
Kadın aslında şunu söylemektedir:
“Dokunuyorsun ama beni arzuladığını hissetmiyorum.”
Net cevap budur.
O arzu yok demiyordur.
Ama yoğunluğu azalmış hissediyordur.
Ve o azalma, kadının zihninde hemen şu cümleye bağlanır:
“Ben mi sıradanlaştım?”
Erkeğe sorulduğunda…
Erkek bu soruyu duyduğunda genelde hızlı cevap verir:
“Tabii ki arzu duyuyorum.”
Net. Kesin.
Ama içinden geçen ikinci cümle şudur:
“Bunu kanıtlamam mı gerekiyor?”
Erkek için arzu azalmış gibi görünse bile bu çoğu zaman rahatlığa dönüşmüş bir yoğunluktur.
O hâlâ ister.
Ama artık daha sakin ister.
Kadın ise sakin arzuyu, azalmış arzu gibi algılayabilir.
Ve çatışma burada çıkar.
Kadın: “Eskisi gibi değil.”
Erkek: “Ama hâlâ istiyorum.”
Biri yoğunluğu ölçer.
Diğeri varlığı.
Soru : “Ben senin için özel miyim?”
Bu soru doğrudan kalbe gider.
Ama kadına sorulduğunda önce kalpte değil, zihinde yankılanır.
Kadın içinden şunu düşünür:
“Özel misin… Yoksa sadece hayatımda bulunan biri mi?”
Çünkü kadın için “özel” kelimesi romantik bir süs değildir.
Bir konumdur.
Bir farktır.
Ve o fark…
hissedilir.
Dışarıdan cevabı kısa olabilir:
“Bazen öyle hissetmiyorum.”
Bu cümle aslında çok nettir.
Kadın şunu söylemektedir:
“Hayatımda varsın. Ama gerçekten farklı mısın? Ondan emin değilim.”
Çünkü kadın için özel olmak sadece “sevgili” olmak değildir.
Özel olmak demek;
Başkalarıyla aynı yerde durmamak demektir.
Karşılaştırılmamak demektir.
Öncelikli olmak demektir.
Ve en önemlisi bunu sözle değil, davranışla görmek demektir.
Eğer kadın bunu hissetmiyorsa cevabı evet değildir.
Kadın aslında şunu söylüyordur:
“Hayatımda bir yerin var. Ama o yer… Sandığın kadar ayrıcalıklı olmayabilir.”
Erkeğe sorulduğunda…
Erkek genelde tereddütsüz cevap verir:
“Tabii ki özelsin.”
Ama bu cevap çoğu zaman varsayımdır.
Onun için özel olmak = seçilmiş olmak.
“Yanımdasın. Demek ki özelsin.”
Ama kadın için özel olmak = sürekli hissettirilmek.
Ve işte burada ritim yükselir.
Kadın “bazen değilim” der.
Erkek “zaten öylesin” der.
Kadın his üzerinden konuşur.
Erkek karar üzerinden.
Arzu haftasının net gerçeği:
Kadın arzu azalınca kendini sorgular.
Erkek arzu sorgulanınca kendini savunur.
Kadın özel hissetmezse geri çekilir.
Erkek zaten özel olduğunu düşündüğü için geri çekilmeyi anlamaz.
Ve bazen iki taraf da aynı şeyi ister:
“Beni seç.”
“Beni iste.”
“Beni sıradan yapma.”
Ama biri bunu hisle söyler, diğeri mantıkla cevap verir.