|
Tweet |
HABER: TANJU ALTINAY

ANSİAD 2026 yılı kahvaltılı toplantı serisinin ilk buluşmasında, "Longevity: Hücreden Hayata Uzanan Sağlıklı Yaşam Bilimi" masaya yatırıldı. Dr. Asuman Kaplan Algın, iş dünyasına seslenerek; "Kaç nefesimiz olduğunu bilmiyoruz ama kalitesini belirlemek bizim elimizde" dedi.
ANTALYA – Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD), 2026 yılının ilk "Kahvaltılı Toplantısı"nı 18 Şubat Çarşamba günü Akra Hotel’de gerçekleştirdi. İş dünyasının yoğun temposu ve stres yönetimi odağında kurgulanan toplantının konuğu; Tıbbi Biyokimya, GETAT ve Fonksiyonel Tıp uzmanı Dr. Asuman Kaplan Algın oldu.

Toplantının açılışında sağlığın sadece bireysel bir konu değil, kurumsal verimlilik ve liderlik performansı için stratejik bir unsur olduğunu belirten Dr. Algın, uzun yaşamın sırrının sadece genetik mirasta saklı olmadığını vurguladı. Epigenetik kavramının önemine değinen Algın, "Çevresel faktörler ve yaşam alışkanlıkları gen ifademizi değiştirebilir. DNA kader değildir, epigenetik ipler bizim elimizdedir" ifadelerini kullandı.

İş dünyasında sağlığın genellikle teoride kaldığını belirten Dr. Algın, modern yaşamın "rutin" adı altında biyolojik alarmları görünmez kıldığını söyledi. Longevity kavramının yüzeysel bir trend olmadığını hatırlatan Algın, şu uyarılarda bulundu:


Rutin Sandığınız Tehlike: "Yoğun stres altındayım ama bu benim rutinim" demek, vücudun sessiz çığlıklarını görmezden gelmektir.
Temel Veriler: İyi uyku, dinlenmiş uyanmak ve yeterli su tüketimi sağlığın en temel göstergeleridir.
Yaşlılık Algısı: Yaşlılık bir çöküş değil, bilgi birikiminin zirvesidir. İnsanları atıl bırakmak yerine dinamik tutmak gerekir.

.jpg)
Dünyada uzun yaşamın merkezi olan "Mavi Zon" (Blue Zones) bölgelerinden örnekler veren Dr. Algın, modern şehir hayatında da kişisel güvenli alanlar oluşturulabileceğini belirtti. Özellikle 26-27 yaşından sonra büyümenin durduğunu ve beslenme alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatan Algın, kırmızı et tüketiminde denge ve asit yükü kontrolünün kritik olduğunu söyledi.
Doğru nefes almanın hücresel oksijenlenme için şart olduğunu belirten Algın, akciğer kapasitesinin çok küçük bir kısmının kullanılmasının "sermayeyi boşa harcamak" olduğunu ifade etti. Ayrıca tarım ilaçları nedeniyle besin değerlerinin düştüğüne dikkat çekerek; brokoliden muza kadar birçok gıdanın son 25 yılda besleyiciliğini büyük oranda kaybettiğini vurguladı.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının modern tıbbın karşısında değil, yanında yer alması gerektiğini savunan Dr. Algın; ozon tedavisi, akupunktur ve fitoterapi gibi yöntemlerin bilimsel protokollerle uygulanması gerektiğini belirtti. Algın, "Sağlık bir sabah aniden kaybedilmez, süreç adım adım ilerler. Biyokimyasal risk analizleri (Homosistein, B12, D vitamini vb.) ile bu süreci erkenden yönetmek mümkündür" dedi.