|
Tweet |
Taksi Karmaşası: Yolcu Yine Ortada Kaldı
Türkiye’de bir “taksi sorunu” olduğu artık saklanamaz bir gerçek. Yerel duraklarda hâlâ mesafe soruluyor, kısa yolcular alınmıyor. Uygulamalar üzerinden çağrılan araçlarda ise bambaşka mağduriyetler yaşanıyor. Üstelik bu sorun artık yalnızca şehir içi gündem değil, sosyal medyanın da en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.
Geçtiğimiz günlerde Şikayetvar platformuna düşen iki ayrı hikâye bu tablonun özetiydi:
İlk olayda: Yandex Go uygulamasından çağrı yapan bir vatandaş, Beachpark Antalya Taksi Durağı’nda adeta baskına uğradı. Oradaki taksiciler, “Bu duraktan yabancı taksiye binemezsin” diyerek yolcuya müdahale etti, hatta tehdide kadar varan bir tavır sergiledi. Sorulması gereken soru şu: Kamusal alanı sahiplenen bu zihniyet, kimin yetkisine dayanıyor? Antalya gibi milyonlarca turisti ağırlayan bir şehirde, misafirlere böyle mi davranılmalı?
İkinci olayda: Bir kadın yolcu, uygulama üzerinden çağırdığı takside “pos cihazı bozuk” bahanesiyle IBAN’a ödeme yapmaya zorlandı. Üstelik 245 TL’lik ücret, keyfi bir şekilde 408 TL’ye çıkarıldı. Yolcu, gece yarısı yalnız başınayken tehditkâr bir tutumla karşılaştı ve güvenliği için mecburen fazla ödeme yaptı. Bu da bize başka bir gerçekliği gösteriyor: Denetimsizlik, dijital platformlarda da aynı oranda büyük bir sorun.
Peki bütün bunlar bize ne anlatıyor?
Bir: Yolcu, ister yerel duraktan binsin ister uygulama üzerinden çağırdığı araçtan, güvende değil.
İki: Ne belediyeler ne de uygulamalar bu şikâyetlere yeterince hızlı ve caydırıcı tepki vermiyor.
Üç: Kural koyucular suskun kaldıkça, yolcu yalnızca “müşteri” değil, aynı zamanda “hedef” haline geliyor.
Artık şu soruyu yüksek sesle sormak zorundayız:
Turizm şehri Antalya’da, ülkenin dört bir yanında, yurttaşın ve turistin en temel hakkı olan güvenli ulaşımı kim sağlayacak?
Sorunun cevabı basit: Denetim ve yaptırım olmadan bu karmaşa çözülmez. Uygulama şirketleri, belediyeler ve emniyet iş birliği yapmadıkça, her yolculuk “risk” olmaya devam edecek.
Yolcu sadece istediği yere gitmek ister. Fazlasını değil, eksiksiz hakkını.