|
Tweet |
İNSAN NEDEN KENDİNİ BU KADAR GEÇ TANIR?
Elektrik bir anda gitti.
Ne fırtına vardı ne patlama.
Sadece karardı.
Salon sustu, saat durdu, telefonun ekranı bir süre sonra kendi kendine kapandı.
İnsan karanlıkta ilk neyi arar sanıyorsun?
Işığı mı?
Hayır yönünü...
İşte insanın kendisiyle ilişkisi de böyle başlıyor çoğu zaman.
Bir şey “olmadan” bozuluyor.
Bir şey “kopmadan” eksiliyor.
Ve sen uzun süre bunun farkına varmıyorsun.
Çünkü hayat aydınlık.
Koşturuyorsun.
Yetişiyorsun.
İdare ediyorsun.
Bir yerde “Ben buyum” deyip konuyu kapatıyorsun.
Oysa yaptığın şey kendini tanımak değil.
Kendine alışmak.
Gençken insan kendini tanıdığını zanneder.
Aslında gençken insan daha çok uyum sağlar.
Ailesine, çevresine, beklentilere.
“Ben buyum” dediği şey çoğu zaman
“Benden şimdilik bu kadar” demektir.
Ve o “şimdilik” var ya… İnsan ömrünü yer.
Hayat bir süre seni taşır.
Hatta ödüllendirir.
Düzen kurarsın, ilişkiler kurarsın, bir kimlik oturtursun.
Dışarıdan bakınca her şey yolundadır.
Ama sen o yolun üzerinde biraz eğri durursun.
Kimse fark etmez.
Sen de etmek istemezsin.
İnsanın kendini geç tanımasının sebebi cehalet değildir.
Asıl sebep işine gelmemesidir.
Çünkü kendini tanımak demek;
Bugüne kadar “ben böyleyim” diye savunduğun bazı hâllerden vazgeçmek demektir. Bazı insanları, bazı alışkanlıkları, bazı rollerini çöpe atmak demektir.
Ve dürüst olalım, kimse bunu erken yapmak istemez.
Bir de şu hikâye var tabii…
Yirmili yaşlarında kendini “bulanlar.”
Otuzuna gelmeden her şeyin anlamını çözdüğünü sananlar.
Bir cümleyle hayatı özetleyip altına kalın bir nokta koyanlar.
Gerçekçi olalım. İnsan bu kadar erken bilgeleşemez.
İnsan yeterince yanılmadan netleşemez.
Yeterince sustuğunu sanmadan gerçekten susamaz.
Kendini tanımak bir aydınlanma anı değildir.
Bir zafer pozu hiç değildir.
Daha çok şuna benzer:
“Işıklar gittiğinde, el yordamıyla kendine çarpmak.”
İşte o anda bazı şeyler netleşir.
Ne istediğin değil önce, neyi istemediğin.
Neye katlandığın. Neyi sırf alıştığın için sürdürdüğün.
O andan sonra insan eskisi gibi devam edemez.
Devam edebiliyorsa zaten hâlâ kendini tanıdığına inanmaya çalışıyordur.
Belki de bu yüzden kendimizi geç tanırız.
Çünkü bazı yüzleşmeler zamana değil, cesarete bakar.
Ve şimdi dürüst olalım:
Siz kendinizi tanımaya mı başladınız, yoksa artık karanlıkta yön bulacak bahaneniz mi kalmadı?