Bugun...


ASLI DÖNMEZ

facebook-paylas
BU YAŞTAN SONRA MI? EVET, “TAM DA BU YAŞTAN SONRA”
Tarih: 24-09-2026 20:17:00 Güncelleme: 24-09-2026 20:17:00


BU YAŞTAN SONRA MI? EVET,

“TAM DA BU YAŞTAN SONRA”

“Bu yaştan sonra mı?”

Ne tuhaf bir cümle.

Sanki hayatın bir yerinde görünmez bir kapı kapanıyor da,

ondan sonra bazı şeyler bize yasaklanıyormuş gibi.

Renkli giyinmek.

Dans etmek.

Tek başına tatile çıkmak.

Yeni bir yere gitmek.

Bir şeye heves etmek.

Hele bir de bunu 50’den sonra yapıyorsanız, mutlaka birinin kaşı hafifçe kalkıyor.

Ben artık o kaşın ne dediğini çok iyi biliyorum:

“Bu yaştan sonra?”

Evet.

Tam da bu yaştan sonra.

Çünkü ben 30 yaşımdaki hâlime dönmeye çalışmıyorum.

Zaten istemiyorum.

Ben 54 yaşındayım.

Ve bugün bir şeyi yaparken derdim genç görünmek değil.

Kendi yaşımı, kendimce yaşayabilmek.

 

Sanırım asıl mesele de burada başlıyor.

Çünkü işin tuhafı, bir süre sonra bizi kimsenin durdurmasına gerek kalmıyor.

Başkalarının kaldırdığı o kaşı kendi içimize yerleştiriyoruz.

Daha kimse bir şey söylemeden kendimize soruyoruz:

“Bu bana fazla mı?”

“Bu yaştan sonra olur mu?”

“Ben şimdi bunu yapsam garip mi görünür?”

Yani kapının önünde başkası yok artık.

Bazen nöbeti kendimiz devralıyoruz.

 

Oysa bunların hiçbiri gençlere verilmiş özel izinler değil.

Mesele bunların hepsini yapmak zorunda olmak hiç değil.

 

Benim derdim başka.

Bir şeyi gerçekten istemediğim için mi yapmıyorum, yoksa “artık bana göre değil” cümlesini yıllardır o kadar çok duydum ki sonunda kendim mi söylemeye başladım?

Bence bu sorunun cevabı önemli.

Çünkü yaş aldıkça insanın hayatında değişen yalnızca bedeni ya da takvimdeki rakam değil.

Kendine bakışı da değişiyor.

Ben bugün geçmişteki hâlime göre neyi sevdiğimi daha iyi biliyorum.

Neyin bana hiç uymadığını da.

Ama bunun yanında şunu da fark ediyorum:

Bazı sınırlar bana ait değilmiş. Yıllarca taşımışım sadece.

Mesela tek başına bir şey yapmak…

Bir dönem insana eksiklik gibi gelebiliyor; bugünse birinin programını beklemeden kendi hayatının içinde rahatça hareket edebilmek anlamına geliyor.

 

Bence yılların insana verdiği güzel şeylerden biri de bu:

Her yaptığımızı açıklamak zorunda olmadığımızı anlamak.

Ama burada da kendimize yeni bir görev listesi çıkarmayalım.

50’den sonra herkes dünyayı gezmek zorunda değil.

Dans etmek zorunda değil.

Rengârenk giyinmek zorunda hiç değil.

İstiyorsanız evde oturun.

Aynı restorana gidin.

Aynı kahveyi için.

Yıllardır sevdiğiniz düzeni sürdürün.

Çünkü mesele “mutlaka yeni bir şey yap” değil.

Mesele, yapmak istediğiniz bir şeyden yalnızca yaşınıza yakıştıramadığınız için vazgeçmemek.

Aradaki fark büyük.

Birinde tercih var. Diğerinde görünmez bir yasak.

 

Ve galiba ben artık o görünmez yasaklarla biraz daha az ilgileniyorum.

Çünkü 50’den sonra hayatın seçenekleri otomatik olarak azalmıyor.

Sadece bazılarına yıllardır bakmadığımız için onları seçenek olmaktan çıkmış sanıyoruz.

Belki de “Bu yaştan sonra mı?” cümlesine en çok bu yüzden itiraz ediyorum.

Çünkü o cümlenin içinde gizli bir son kullanma tarihi var.

Sanki bir yaştan sonra hevesin ölçülü olacak.

Rengin azalacak.

Merakın sakinleşecek.

Hayatın daha küçük bir alana sığacak...

 

Benim gördüğüm ise pek öyle değil.

İnsan hâlâ merak ediyor, hâlâ “Bunu da denesem mi?” diyor.

Sadece bazen kendine izin vermeyi unutuyor.

O yüzden bugün kendime daha az şunu soruyorum:

“Bu yaşıma uygun mu?”

Daha çok şunu:

“Ben bunu gerçekten istiyor muyum?”

Cevap hayırsa, sorun yok.

Ama cevap evetse, biri hâlâ “Bu yaştan sonra mı?” diye sorabilir.

 

Cevabım değişmedi:

Evet, tam da bu yaştan sonra.

Çünkü şimdi neyi kaçıracağımı değil, neyi gerçekten istediğimi daha iyi biliyorum.

 

Aslı Dönmez





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI