GÜZELLİĞİN AYNADA GÖRÜNMEYEN HALİ
Güzellik denilince çoğumuzun aklına önce bir yüz, güzel bir cilt, bakımlı saçlar, kusursuz tırnaklar ya da iyi yapılmış bir makyaj geliyor.
Oysa yıllardır güzellik sektörünün içinde olan biri olarak şunu öğrendim:
Güzellik, aynaya baktığımızda gördüğümüzden çok daha fazlasıdır.
Çünkü bazı insanların yüzü gerçekten güzeldir ama yanında kendinizi iyi hissetmezsiniz. Bazılarının ise belki kusursuz bir yüzü yoktur; fakat yanına oturduğunuzda içiniz ısınır. Gülüşü samimidir, konuşması huzur verir, bakışı güven verir.
İşte benim için asıl güzellik tam da burada başlıyor.
Bir kadının yüzüne yapılan en pahalı bakım, kalbinde taşıdığı kötülüğü kapatamaz.
En güzel makyaj bile kibirli bir bakışı güzelleştiremez.
En kusursuz saçlar bile kötü bir sözü unutturamaz.
Ama güzel bir kalp...
İnanın, yıllar geçtikçe yüzde kendini belli eder.
Bazı kadınların neden yaş aldıkça daha güzel göründüğünü hiç düşündünüz mü?
Çünkü yüzlerinde sadece yılların izi değil, yaşadıkları hayatın güzelliği vardır. Sevdikleri, affettikleri, mücadele ettikleri, yeniden ayağa kalktıkları her şey yüzlerine başka bir ifade verir.
Ben güzelliği yalnızca “kusursuz görünmek” olarak görmüyorum.
Kendine bakmak elbette önemli. Cildimize, saçımıza, ellerimize, bedenimize özen göstermek kendimize verdiğimiz değerin bir parçası.
Ama bakımın en güzel hali, insanın kendini başkalarına benzetmeye çalışmadan kendisinin en güzel halini ortaya çıkarmasıdır.
Çünkü herkesin güzelliği aynı olmak zorunda değil.
Birinin gözleri güzeldir, diğerinin gülüşü...
Birinin zarafeti, diğerinin enerjisi...
Birinin konuşması, diğerinin sessizliği...
Ve bazen bir kadının en güzel tarafı, aynada görünmeyen tarafıdır.
Belki de güzellik sektöründe yıllardır yaptığımız en büyük yanlış, insanlara sürekli “neyini değiştirmelisin?” diye sormak.
Oysa bazen sormamız gereken soru çok daha farklı:
“Sende zaten var olan güzelliği nasıl ortaya çıkarabiliriz?”
Benim güzellik anlayışım tam olarak burada başlıyor.
Kendini başkası gibi yapmaya çalışmadan...
Yaşını saklamadan...
Kusurlarından utanmadan...
Doğallığını kaybetmeden...
Ve en önemlisi, dış güzelliğin yanında içindeki güzelliği de büyüterek.
Çünkü aynanın karşısında gördüğümüz yüz bir gün değişecek.
Ama insanlara hissettirdiğimiz duygu, bıraktığımız iz ve kalbimizde taşıdığımız güzellik çok daha uzun yaşayacak.
Güzellik yüzümüzde başlayabilir ama asıl yerini kalbimizde bulur.
Belki de bugün aynaya biraz daha farklı bakmanın zamanı gelmiştir.
Kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyleri aramak yerine, önce kendinizde sevdiğiniz bir şeyi bulun.
Çünkü gerçek güzellik, insanın kendisiyle barıştığı gün başlar.
Saygılarımla
Yasemin TÜZÜN