Bugun...



İŞ'TE İNSANLARIN KONUĞU : Türkiye’nin önde gelenDermatologlarından Doç. Dr. Hüray Hügül.

Kentin marka isimlerini, başarı hikayelerini ve alanında uzman isimleri okuyucuyla buluşturan fenomen röportaj serimiz ‘İş’te İnsanlar’, kaldığımız yerden tüm hızıyla devam ediyor.

facebook-paylas
Güncelleme: 15-10-2026 22:29:56 Tarih: 15-10-2026 22:02

İŞ'TE İNSANLARIN KONUĞU : Türkiye’nin önde gelenDermatologlarından Doç. Dr. Hüray Hügül.

Kentin marka isimlerini, başarı hikayelerini ve alanında uzman isimleri okuyucuyla buluşturan fenomen röportaj serimiz ‘İş’te İnsanlar’, kaldığımız yerden tüm hızıyla devam ediyor.

Yeni dönemin ilk konuğu ise Antalya’nın ve Türkiye’nin önde gelen dermatologlarından Dr. Hüray Hügül.

Son dönemde sosyal medyada çığ gibi büyüyen denetimsiz kozmetik çılgınlığı, internet üzerinden satılan “mucize” kremler ve ruhsatsız mekanlarda yapılan merdiven altı estetik uygulamaları cilt sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Tasarruf uğruna geri dönülmez hasarlarla karşılaşan tüketicilerin durumu ve piyasadaki gizli tehlikeleri dermatolojinin tecrübeli ismi Dr. Hüray Hügül ile konuştuk.

İşte sağlığınızı ve cildinizi koruyacak altın değerinde uyarılar ve çok özel açıklamalar...

-

1. Doç. Dr. Hüray Hügül’ün Sırrı: Yoğun tempoda başarı, dinçlik ve bakım

Yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz. Hem mesleğinizde bu kadar başarılı olup hem de bu kadar dinç ve bakımlı kalabilmenizin kişisel sırrı nedir?

Benim için başarının temelinde disiplin, istikrar ve yaptığınız işe duyduğunuz sevgi var. Dermatoloji ve medikal estetik, sürekli gelişmeyi, yenilikleri takip etmeyi ve kendinizi güncel tutmayı gerektiren bir alan. Dolayısıyla mesleğime ayırdığım zamanın yanı sıra kendime de özen göstermenin önemli olduğuna inanıyorum.

Cilt sağlığı söz konusu olduğunda en önemli yaklaşımım, karmaşık uygulamalardan önce doğru ve sürdürülebilir bir bakım rutini oluşturmak. Cildi tanımak, ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve bilimsel temeli olmayan uygulamalardan uzak durmak gerekiyor.

Elbette yoğun çalışma temposunda kendinize zaman ayırabilmek de çok önemli. Ben başarıyı yalnızca mesleki unvanlarla veya ödüllerle değerlendirmiyorum. Bilginizi insanlara fayda sağlayacak şekilde kullanabilmek, güven oluşturmak ve yaptığınız işin arkasında durabilmek de başarının önemli bir parçası.

2. Sosyal Medya ve Yanlış Uygulamalar: En büyük cilt bakım hatası

 Sosyal medyada cilt bakımıyla ilgili pek çok “mucizevi” tarif dolaşıyor. Danışanlarınızda en çok gördüğünüz, “Sakın bunu yapmayın!” dediğiniz yanlış nedir?

En sık karşılaştığımız sorunlardan biri, kişinin kendi cildini tanımadan sosyal medyada gördüğü her ürünü veya uygulamayı denemesi. Bir başkasının cildinde olumlu sonuç veren bir ürün, başka bir kişinin cildinde tahrişe, alerjik reaksiyona veya mevcut cilt problemlerinin alevlenmesine neden olabilir.

Özellikle limon, karbonat, diş macunu gibi cilt bakımına uygun olmayan maddelerin yüze uygulanmasını doğru bulmuyorum. Bu tür uygulamalar cildin koruyucu bariyerine zarar verebilir ve tahrişe yol açabilir. Ayrıca birden fazla asit içeren ürünü bilinçsizce birlikte kullanmak, yüksek konsantrasyonlu aktif içeriklere kontrolsüz başlamak da ciddi sorunlara neden olabilir.

Cilt bakımı, sosyal medyada popüler olan her yöntemi denemek değildir. Önemli olan cildin ihtiyacını doğru belirlemek, bilimsel kanıtı olan ürünleri uygun şekilde kullanmak ve gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurmaktır. Cildimiz üzerinde deneme yanılma yapmak yerine, doğru bilgiyle hareket etmeliyiz.

3. Mevsim Geçişleri: Sonbahar ve kış için cildi korumanın 3 altın kuralı

Mevsim geçişleri cildimizi doğrudan etkiliyor. Sonbahara ve kışa girerken cildimizi korumak ve tazelemek için evde uygulayabileceğimiz en pratik üç kural nedir?

Mevsim geçişlerinde sıcaklık, nem ve rüzgâr gibi çevresel faktörler cildimizin nem dengesini ve koruyucu bariyerini etkileyebilir. Bu dönemde cilt bakım rutinimizi cildimizin ihtiyaçlarına göre düzenlememiz gerekiyor. Benim üç temel önerim var.

Birincisi: Cilt bariyerini koruyun. Cildi kurutan temizleyiciler ve çok sıcak suyla yüz yıkamak yerine, cildinize uygun nazik bir temizleyici kullanın. Özellikle kuruluk yaşayan kişiler için seramid ve gliserin gibi nemlendirici bileşenler içeren ürünler faydalı olabilir.

İkincisi: Nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Cilt tipine uygun bir nemlendirici kullanmak, cildin nem kaybını azaltmaya ve bariyer fonksiyonunu desteklemeye yardımcı olur. Kış aylarında yağlı ciltlerin bile nemlendirici ihtiyacı olabileceğini unutmamak gerekir.

Üçüncüsü: Güneş koruyucunuzu bırakmayın. Güneşin etkisi yalnızca yaz aylarıyla sınırlı değildir. Özellikle leke problemi yaşayan veya leke tedavisi gören kişiler için geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanımı önemlidir.

Bunlara ek olarak, ciltte aniden gelişen kızarıklık, yoğun kuruluk veya kaşıntı gibi şikâyetler varsa yalnızca kozmetik ürünlerle çözüm aramak yerine altta yatan nedeni değerlendirmek gerekir.

 

4. Yılın Cilt Bakım Trendleri: Öne çıkan uygulamalar

Son yıllarda dermatoloji ve medikal estetik uygulamalarında en çok talep gören, adeta yıldızı parlayan trendler veya uygulamalar hangileri?

Son yıllarda medikal estetikte dikkat çeken en önemli değişim, doğallığı koruyan ve kişiye özel planlanan uygulamalara yönelik ilginin artması. Artık yalnızca belirli bir bölgeyi değiştirmeye değil, yüzün genel dengesini, cilt kalitesini ve kişinin doğal ifadesini korumaya odaklanan bir yaklaşım öne çıkıyor.

Cilt kalitesini desteklemeyi amaçlayan uygulamalar, leke tedavileri, lazer teknolojileri ve kişinin ihtiyacına göre planlanan medikal estetik işlemleri bu alanda ilgi görüyor. Botulinum toksin uygulamaları ve dolgu işlemleri de doğru hasta seçimi ve uygun teknikle, kişiye özel değerlendirme çerçevesinde ele alınması gereken uygulamalar arasında.

Benim uzmanlık alanımda ayrıca ip askılama uygulamaları önemli bir yere sahip. Nitekim 2024 yılında AMWC Monaco’da “Best Threads Treatment” ödülünü kazanmış olmak ve Tüzün Dermatoloji kitabının “İp Askılama” bölümünde yazarlık yapmak, bu alandaki bilimsel ve mesleki çalışmalarım açısından benim için çok kıymetli.

Ancak burada özellikle vurgulamak istediğim bir konu var: Her trend herkes için uygun değildir. Bir uygulamanın popüler olması, her ciltte aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Doğru yaklaşım; kişinin anatomisini, cilt yapısını, beklentilerini ve sağlık durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını oluşturmaktır.

 

5. Klinik Dışı Estetik Tehlikesi: Geri dönüşü olmayan hasarlar

Son dönemde ruhsatsız mekânlarda ve yetkisiz kişilerce yapılan merdiven altı botoks ve dolgu uygulamaları ciltte hangi dönüşü olmayan hasarlara yol açıyor?

Botulinum toksin ve dolgu uygulamaları, basit kozmetik işlemler olarak değerlendirilmemelidir. Bunlar insan anatomisinin, uygulama bölgelerinin ve olası komplikasyonların iyi bilinmesini gerektiren tıbbi işlemlerdir.

Özellikle yüz bölgesinde damar yapıları oldukça önemlidir. Yanlış bölgeye veya yanlış teknikle yapılan dolgu uygulamaları damar tıkanıklığına, doku beslenmesinin bozulmasına ve doku nekrozuna neden olabilir. Bazı durumlarda görme kaybı gibi son derece ağır ve kalıcı komplikasyonlar da gelişebilir.

Bunun yanı sıra enfeksiyon, apse, kalıcı iz, ciltte renk değişiklikleri, asimetri ve uzun süre devam eden şişlikler görülebilir. Botulinum toksin uygulamalarında ise yanlış doz veya uygulama tekniği; göz kapağı düşüklüğü, asimetri ve istenmeyen kas etkilerine yol açabilir.

Bu nedenle uygulamanın nerede yapıldığı, kim tarafından gerçekleştirildiği ve kullanılan ürünün güvenilirliği büyük önem taşır. Bir işlemin uygun fiyatlı olması veya sosyal medyada çok sayıda takipçiye sahip bir kişi tarafından yapılması, o işlemin güvenli olduğunu göstermez.

Estetik uygulamalarda asıl öncelik yalnızca güzel görünmek değil, sağlığı koruyarak güvenli sonuçlar elde etmektir.

6. Ucuzun Pahalı Bedeli: Yanlış uygulamaların sonradan ortaya çıkan maliyeti

Tasarruf etmek amacıyla tercih edilen ucuz uygulamaların veya sahte ürünlerin cilde bıraktığı hasarı düzeltmek sonradan daha mı pahalıya patlıyor?

Çoğu zaman evet. Ancak burada mesele yalnızca maddi maliyet değil; kişinin sağlığı, zaman kaybı ve yaşadığı psikolojik süreçtir.

Uygun olmayan ürünlerle veya yetersiz tıbbi değerlendirmeyle gerçekleştirilen işlemler sonrasında enfeksiyon, nodül, asimetri, renk değişiklikleri ve doku hasarı gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir. Bu durumlarda hastanın ek tedavilere, uzun süreli takibe ve bazen birden fazla düzeltici işleme ihtiyacı olabilir.

Üstelik her komplikasyon tamamen düzeltilebilir değildir. Özellikle damar tıkanıklığına bağlı doku hasarı veya görme kaybı gibi durumlarda zamanında müdahale hayati önem taşır.

Bu nedenle bir uygulamayı değerlendirirken yalnızca fiyatına bakılmamalı. İşlemi gerçekleştiren hekimin yetkinliği, ürünün orijinalliği, uygulamanın yapıldığı sağlık kuruluşunun uygunluğu ve komplikasyon gelişmesi durumunda müdahale edilebilmesi birlikte değerlendirilmelidir.

Benim önerim, başlangıçta güvenilir ve tıbbi standartlara uygun bir hizmet tercih etmek. Çünkü estetik uygulamalarda güvenlik, fiyat karşılaştırmasının önünde gelmelidir.

7. Tüketiciye Altın Değerinde Uyarı: Güvenli merkez ve orijinal ürün nasıl anlaşılır?

: Vatandaşlar gittikleri merkezin yetkili, uygulanan ürünün ise orijinal ve güvenli olduğunu en pratik şekilde nasıl anlayabilir?

Öncelikle işlemi gerçekleştirecek kişinin mesleki yetkinliği ve uygulamayı yapmaya yasal olarak yetkili olup olmadığı araştırılmalıdır. Sağlık hizmeti sunulan yerin ilgili mevzuata uygunluğu da önemlidir.

Kullanılan ürünün marka ve ürün adı, ambalajı, son kullanma tarihi, seri veya lot numarası gibi bilgiler hakkında hastaya açıklama yapılabilmelidir. Ürünün orijinalliği ve izlenebilirliği, yalnızca kutusunun görünümüne bakılarak kesin olarak doğrulanamaz. Bu nedenle ürünün güvenilir ve yetkili tedarik kanallarından temin edilmiş olması gerekir.

Özellikle dolgu ve botulinum toksin gibi tıbbi ürünlerde, ürünün içeriğinin ve hangi amaçla kullanılacağının bilinmesi önemlidir. Hastalar işlem öncesinde olası riskler, beklenen sonuçlar ve alternatifler hakkında bilgilendirilmeli; sorularına açık yanıt alabilmelidir.

Bir diğer önemli nokta da işlemin yapıldığı ortamdır. Enjeksiyon işlemleri, uygun sağlık kuruluşunda ve gerekli hijyen koşulları sağlanarak gerçekleştirilmelidir.

Şunu da belirtmek isterim: Profesyonel görünen bir sosyal medya hesabı, pahalı bir klinik dekorasyonu veya ünlü kişilerin tavsiyeleri tek başına güvenlik kanıtı değildir. Güven, şeffaflık, tıbbi yetkinlik ve izlenebilirlikle sağlanır.

8. Denetimsiz Kozmetiklerin Cilde Maliyeti: En sık görülen sorunlar

İnternetten alınan denetimsiz ve sahte kozmetik ürünler nedeniyle kliniğinize en çok hangi acil cilt sorunlarıyla başvuruluyor?

Denetimsiz veya içeriği belirsiz ürünlerin kullanımı sonrasında karşılaşılabilecek sorunlar arasında irritan kontakt dermatit, alerjik kontakt dermatit, kızarıklık, yanma, kaşıntı, şişlik ve cilt bariyerinde bozulma yer alıyor. Bazı ürünler akne benzeri döküntülere, mevcut aknenin alevlenmesine veya ciltte renk değişikliklerine de neden olabilir.

Özellikle içeriği belli olmayan beyazlatıcı kremler ve kontrolsüz kullanılan güçlü aktif maddeler konusunda dikkatli olunmalı. Bazı uygunsuz ürünlerde etikette belirtilmeyen veya yanlış miktarlarda bulunan maddeler, uzun vadede ciddi cilt sorunlarına yol açabilir.

Burada önemli bir ayrım var: Her internetten satın alınan ürün mutlaka zararlı değildir. Ancak ürünün kaynağı, orijinalliği, içeriği ve uygun saklama koşulları doğrulanamıyorsa risk artar.

Bir ürünü kullandıktan sonra belirgin yanma, şişlik, yaygın kızarıklık veya su toplaması gelişirse ürün kullanımı bırakılmalı ve tıbbi değerlendirme alınmalıdır. Dudak ya da dilde şişme, nefes almada güçlük gibi belirtiler ise acil müdahale gerektirir.

Cilt sağlığında doğru ürün seçimi kadar, ürünün güvenilir kaynaktan temin edilmesi de önemlidir.

9. İnternet Üzerinden Satılan “Mucize” Ürünler: Gizli tehlikeler

Sosyal medyada “leke ve kırışıklığı anında yok eder” vaadiyle satılan mucize kremlerin arkasındaki gizli tehlikeler nelerdir?

Ciltteki lekeleri veya kırışıklıkları kısa sürede tamamen ortadan kaldırdığını iddia eden ürünlere temkinli yaklaşmak gerekir. Çünkü lekenin ve kırışıklığın oluşma nedeni kişiden kişiye değişir. Dolayısıyla her bireyde aynı sonucu sağlayan tek bir mucize ürün yoktur.

Bazı ürünler cildin üst tabakasındaki görünümü geçici olarak değiştirebilir. Ancak bu durum, altta yatan sorunun tedavi edildiği anlamına gelmez. İçeriği belirsiz ürünlerde ise cildi tahriş edebilecek, alerjiye yol açabilecek veya uzun süreli kullanımda zarar verebilecek maddeler bulunabilir.

Özellikle kontrolsüz kullanılan kortikosteroid içeren kremler ciltte incelme, damarların belirginleşmesi, akne benzeri döküntüler ve bazı durumlarda cilt bariyerinde bozulma gibi sorunlara yol açabilir. Cilt rengini açma amacıyla kullanılan bazı uygunsuz ürünler de ciddi yan etkiler oluşturabilir.

Ayrıca bir ürünün öncesi-sonrası fotoğraflarıyla tanıtılması, etkisinin bilimsel olarak kanıtlandığını göstermez. Fotoğraflar farklı ışık, açı veya filtrelerle hazırlanmış olabilir.

Leke tedavisinde önce lekenin türünü ve nedenini belirlemek gerekir. Kırışıklık tedavisinde de kişinin cilt yapısı, yaşı, beklentileri ve genel sağlık durumu dikkate alınmalıdır.

Bilimsel kanıt, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planı; gerçekçi olmayan vaatlerden çok daha değerlidir.

10. Sosyal Medya ve Yanlış Uygulamalar: Evde denenen cilt bakım tariflerinin zararları

Sosyal medya trendlerine uyarak evde denenen, bilimsellikten uzak cilt bakım tariflerinin cilde verdiği en büyük zarar nedir?

Bu tariflerin en büyük riski, cildin doğal koruyucu bariyerini bozarak tahrişe ve hassasiyete neden olabilmeleridir. Cilt bariyeri zarar gördüğünde su kaybı artabilir; kızarıklık, kuruluk, yanma ve kaşıntı gelişebilir. Bazı durumlarda bu hasar, mevcut egzama veya rozasea gibi cilt hastalıklarını da alevlendirebilir.

Örneğin limon gibi asidik maddelerin doğrudan cilde sürülmesi tahrişe neden olabilir. Limonla temasın ardından güneşe maruz kalmak ise bazı kişilerde fototoksik reaksiyonlara ve sonrasında uzun süre kalabilen renk değişikliklerine yol açabilir. Karbonat gibi cildin doğal pH dengesini bozabilecek maddeler de uygun bir bakım yöntemi değildir.

Bir diğer hata, cildin daha hızlı yenileneceği düşüncesiyle peelingleri, asitleri veya farklı aktif içerikleri aynı rutinde kontrolsüz şekilde kullanmaktır. Daha fazla ürün kullanmak, daha iyi sonuç almak anlamına gelmez.

Cilt bakımında temel yaklaşımımız sade, düzenli ve cilt tipine uygun bir rutin olmalıdır: nazik temizlik, uygun nemlendirme ve güneşten korunma. Bunun üzerine eklenecek ürünler ise cildin ihtiyacına göre seçilmelidir.

Son olarak, sosyal medyada bir yöntemin çok sayıda kişi tarafından uygulanıyor olması, o yöntemin güvenli veya etkili olduğunu kanıtlamaz. Cildimiz, internetteki her yeni trendi deneyeceğimiz bir deney alanı değildir. Bilimsel temeli olan ve kişiye uygun yöntemleri tercih etmek, uzun vadeli cilt sağlığı açısından en doğru yaklaşımdır.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Makaleler Haberleri

YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI