SALTANAT BİTER, KOLTUK GİDER!
Tuğrul SARITAŞ
Meslektaşınızı ne zaman hatırlarsınız?
Tabutu musalla taşına konulduğunda mı?
Gerçek gazeteci; başkasının emeğine saygı duyar. Başarının arkasındaki alın terini görür. Kıskanmaz… İlham alır. Rakibini küçültmeye çalışmaz; mesleğini yüceltir. Çünkü bizim işimiz kalemle savaşmak değil, fikirle büyümektir.
Yıllarca omuz omuza haber peşinde koştuğum değerli meslektaşlarım, sevgili genç gazeteciler…
Şunu sakın unutmayın:
Başarı, başkasını geçmek değildir. Başarı, kendi sınırlarını aşmaktır.
Ve asıl başarı, bir başkasını alkışlarken kendi duruşunu kaybetmemektir.
Bugünlerde “gazeteci” olduğunu rüyasında görüp sabah kalkınca kendini o koltuğa oturmuş sananlar çoğaldı. Hatırla, gönülle, referansla, torpille “sözde” gazeteci oluverenler…
Ağlanacak hallerine gülüyorum.
Unutmayın; her görülen rüya gelecekten haber vermez.
Bir sabah uyanırsınız…
Ve o sözde gazeteciliğiniz bir hayale dönüşür.
Dayanışma yok.
Saygı azalmış, sevgi tükenmiş. Kıskançlık ve makam hırsı mesleğin önüne geçmiş. Bazı gazeteler, bazı televizyonlar, hatta mesleki kuruluşlarımız bile kendi mesleğini savunmaz hale gelmiş.
Gazeteciyim diye ahkâm kesenlere sesleniyorum:
Bilmediğiniz konularda biliyormuş gibi davranmayın.
Kulaktan dolma bilgilerle hüküm vermeyin.
Her konuda fikir sahibi olmak zorunda değilsiniz.
Bilgi olmadan yorum, gazetecilik değil; gürültüdür.
Gerçek gazeteci; emeğe saygı duyar.
Gerçek gazeteci; araştırır.
Gerçek gazeteci; susması gereken yerde susmayı da bilir.
Sözün özü şudur:
Buralar kimseye kalmaz.
O koltuklar ebedî değildir.
Bugün oturduğunuz makam, yarın başkasınındır.
Saltanat biter. Koltuk gider.
Ve en nihayetinde hepimizin varacağı yer aynıdır:
Musalla taşı.
O yüzden geriye bırakacağımız tek şey;
onurlu bir meslek hayatı olsun.