AŞK, 2’den BÜYÜKTÜR
Aşkı hep iki kişilik bir masaya sığdırmaya çalışırız. Oysa aşk, iki kişiden ibaret değildir; çoğu zaman onları da aşar, büyür, taşar. Matematiksel bir eşitsizlik gibidir: AŞK… 2 kişilik masaya, çoğu zamanda 2 kelimeye sığdırmaya çalıştığımız...
Tarif etmek gerekirse "gönülden gönüle bağdır AŞK". 2 gönül, bir samanlık durumu yani. 2 gönül, 2 kelime ile sevgisini anlatır çoğu zaman birbirine. “Seni seviyorum” der 2 kelime. “Sana aşığım” der 2 kelime…. Aslında 2 kelime ile 2 duygudan da 2 histen de fazlasını anlatır...
“Seni seviyorum”, yalnızca bir duygu ifadesi değil; güvenin, bağlılığın, özlemin, hatta umudun tek cümledeki özetidir. Dünyanın farklı dillerinde de karşılığı aynıdır, farklı biçimlerde dile getirilse de. İngilizce’de I love you denir; yalındır, doğrudan kalpten çıkar. Fransızca. Je t'aime. İtalyanca. Ti amo. İspanyolca. Te amo. Almanca. İch liebe dich.Portekizce. Eu amo voce ….ve yüzlerce dilde…
Tarifsiz duygunun yüzlerce farklı dildeki 2 kelimelik anlatımı yetmemiş yüreğe ki daha da fazla anlatmak istemiş AŞK’ı... Fransızca’da Tu me manques yani “Sen bende eksiksin” ifadesi vardır mesela; aşkı bir eksiklik ve tamamlanma üzerinden anlatır. İspanyolca’da Te quiero denir; hem “seni seviyorum” hem “seni istiyorum” anlamını taşır. Japonca’da ise kelimeler çoğu zaman geri çekilir; aishiteru çok güçlüdür, ama yerine çoğunlukla “Sen benim hayatımsın” denir. Aslında her dil, kendi kültürüyle birlikte aşkı yeniden tanımlar. Ama değişmeyen bir şey var: İnsan, sevdiğini anlatmak için kelimelere başvurur. Çünkü aşk, içimizde taşar ve dışarıya yol bulmak ister. “Seni seviyorum” demenin bin bir yolu vardır; şiirle, şarkıyla, bakışla, suskunlukla… Asıl mesele, bu cümleyi söylemeye değecek birini bulabilmektir özünde. Aşk işte o noktada büyür; iki kişiyi aşar, onları evrenin bir parçasına dönüştürür. Bir insana “seni seviyorum” demek, yalnızca kelimeleri söylemekten ibaret olmaz artık. Bu söz, aşkın farklı yüzlerini taşıyan bir metafor olur. Bakışlarla, dokunuşlarla, küçük jestlerle ve yaşamın her anında hissedilen bir tutku haline gelir. Kalpten Gelen Metaforlarla anlatırız bazen AŞKI… Bazen KALP metaforları kullanırız: Türkçe: “Kalbim seninle atıyor.” Fransızca: “Tu es le rythme de mon cœur” → Sen kalbimin ritmisin. Almanca: “Du bist mein Herzschlag” → Sen benim kalp atışımsın. İspanyolca: “Eres el latido de mi corazón” → Sen kalbimin atışısın. Kalp metaforları, aşkın hem duygusal hem fiziksel yönünü ifade eder; sevgiyi yalnızca hissetmek değil, yaşamak anlamına getirir. Bazen Doğa ve Evren Metaforları. İngilizce: “You are the light of my life” → Sen hayatımın ışığısın. Japonca: “君は私の星 (Kimi wa watashi no hoshi)” → Sen benim yıldızımsın. İspanyolca: “Eres mi sol en cada amanecer” → Her şafakta benim güneşimsin. Rusça: “Ты моё солнце” (Ty moyo solntse) → Sen benim güneşimsin. Bu metaforlar, sevgiyi ışık ve yol gösterici bir güç olarak anlatır. Bazen de Tamamlanma Metaforları ile anlatırız aşkımızı. Portekizce: “Tu és a metade que me completa” → Sen beni tamamlayan yarımsın. Yunanca: “Χωρίς εσένα δεν είμαι ολόκληρος” → Sensiz ben bütün değilim. Arapça: “أنت نصفي الآخر” (Anta nisfi al-akhar) → Sen benim diğer yarımsın. Aşk çoğu zaman eksiklik ve tamamlanma üzerinden tarif edilir. Bitmez aşkı anlatma metaforlarımız…Yolculuk ve Macerayı da kullanırız. İngilizce: “Every moment with you is an adventure” → Seninle her an bir macera. Fransızca: “Avec toi, chaque instant est un voyage” → Seninle her an bir yolculuk. Aşk durağan değildir; keşiflerle dolu bir yolculuktur. Evreni Büyütmek ve Küçültmek İsveççe: “Du är mitt universum” → Sen benim evrenimsin. Korece: “당신은 내 세상의 중심이에요” → Sen benim dünyamın merkezindesin. Almanca: “Du bist mein ganzes Universum” → Sen benim tüm evrenimsin. Sevgi, evren metaforlarıyla bireysel bir deneyimden evrensel bir boyuta taşınır. Küresel Dillerden Daha Fazla Örnek Hindi: “Tum meri zindagi ki raushni ho” → Sen hayatımın ışığısın. Norveççe: “Du er min sjel” → Sen benim ruhumsun. Türkçe: “Sen yanımdayken dünya daha güzel.” Aslında elimeler değişse de duygu aynıdır: AŞK evrenseldir, sevgi evrenseldir. Sevgi, insanın ruhunu taşıyan en güçlü duygudur. “Sevi”den “seni seviyorum”a uzanan yol, aslında insanın paylaşma ihtiyacının dildeki yansımasıdır. Kültürler farklıdır, diller farklıdır, metaforlar çeşitlidir; kimi kalp atışıyla, kimi yıldızla, kimi yolculukla tarif eder. Ama hepsi aynı gerçeğe işaret eder: AŞK ÖLÜMSÜZDÜR.(2 kelime) Çünkü asıl mesele, bu sözü söyleyecek doğru kişiyi bulmaktır. Bulduğunda bir kalp diğerine dokunduğunda, “seni seviyorum”un bin bir yolu gerçek anlamını bulur. Ve AŞK 2 bedende yaşansa da 2 kelimeye sığdırılmaya çalışılsa da 2'den BÜYÜK olduğunu hissettirir. EZ CÜMLE. Aşk, iki kişiden büyüktür.
İki kelimeden daha geniştir.
Ve insanlığın en kadim ortak dili, hâlâ aynı cümlede saklıdır:
“Seni seviyorum.”