beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...



YEŞİM ERTAN KÖŞE YAZISI “HAYDİ ABBAS”

Abbas’a sorar: “Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?”

facebook-paylas
Tarih: 05-09-2025 11:04

YEŞİM ERTAN KÖŞE YAZISI “HAYDİ ABBAS”

BİR ANADOLU ÇOCUĞU, BİR ŞAİR VE UNUTULMAZ DOSTLUKLARIN HİKÂYESİ “HAYDİ ABBAS”

 

Bazı dostluklar vardır, tesadüf gibi görünür ama aslında kaderin ince ince işlediği bir nakıştır. 1941 yazında, Edremit-Ilıca’da vatani görevini yapan genç bir yedek subay, Cahit Sıtkı Tarancı, künye defterinde bir isimle karşılaşır: Abbas oğlu Abbas. Bu isim, onu çocukluğuna, babaannesinden dinlediği masallara götürür.

 

O gün, nöbetçi çavuşa talimat verir: “Yemekten sonra Abbas’ı yanıma getir.” Kapı çalınır, içeri giren genç er selamını verir. Mardin’in Midyat kazasından gelmiştir. “Emir erim olur musun?” sorusuna, Anadolu’nun saf ve kısa cevabıyla karşılık verir: “Sen bilir komutan.”

O andan itibaren, asker–komutan ilişkisinin ötesinde bir bağ kurulur. Abbas, komutanının her ihtiyacını o istemeden karşılar; yemeğini hazırlar, elbiselerini düzenler, işlerini tamamlar. Zamanla bu sadakat, yerini samimi sohbetlere, dertleşmelere bırakır. Akşamları rakı sofrası kurulur, en güzel mezeler hazırlanır.

 

Bir yaz gecesi, yıldızların altında, çakırkeyif bir sohbette Cahit Sıtkı’nın aklı İstanbul’a, Beşiktaş’ta bıraktığı sevgilisine düşer.

 

Abbas’a sorar: “Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?”

“Bilir komutan.’’

”“Orada bir Beşiktaş var, bilir misin?”

“Bilir komutan! Acemi birliğim oradaydı.”

“Orada benim bir sevgilim var. Onu bana kaçırıp getirir misin?”

“Elbet komutan.”

Ertesi sabah, Abbas tıraş olmuş, en temiz üniformasını giymiş, hazır bekler. “Nereye böyle?” diye soran komutanına, hiç tereddüt etmeden cevap verir: “Sen söyledi bana. Ben gidecek sana sevgiliyi getirecek!”

 

O an, Cahit Sıtkı’nın yüreğinde bir şeyler sızlar. Anadolu çocuğunun safiyeti, sadakati, sözünde durma kararlılığı karşısında hem hüzünlenir hem de sevinir.

 

Akşam olur, yine ağaç altına sofra kurulur. Bu kez Cahit Sıtkı, dostunun gözlerinin içine bakarak, yıllar sonra edebiyatımızın en bilinen dizelerinden olacak şiirini okur:

 

“Haydi Abbas, vakit tamam

Akşam diyordun işte oldu akşam.

 Kur bakalım çilingir soframızı;

Dinsin artık bu kalp ağrısı…”

 

O gece, bir şiir doğar; ama aslında o şiir, bir dostluğun, bir sadakatin, bir Anadolu yüreğinin hikâyesidir.

Hafta sonu, belki biz de kendi “Abbas”larımızı hatırlamalıyız. Hayatımıza dokunan, bize koşulsuz güvenen, saf ve temiz kalpli insanları…

Çünkü bazen bir şiir, sadece kelimelerden değil, yaşanmış bir dostluktan, paylaşılan bir sofradan, samimi bir bakıştan doğar. Ve o dostluk, tıpkı Cahit Sıtkı ile Abbas’ınki gibi, ömür boyu hatırlanır.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZARLARI Haberleri

YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI