Bugun...


Tanju Altınay

facebook-paylas
Cam Kenarındaki Çığlıklar ve Sosyal Medyanın Zehirli Dili
Tarih: 01-10-2025 12:47:00 Güncelleme: 01-10-2025 12:47:00


Cam Kenarındaki Çığlıklar ve Sosyal Medyanın Zehirli Dili

Memleketin son yıllardaki haber gündemine şöyle bir baktığınızda, içinizin kararmaması imkansız. Manşetler, sürekli aynı acının fotoğrafını çekiyor: Kadın cinayetleri ve ardından gelen, tüyler ürpertici bir detay; camdan düşen kadınlar...

Bu durum, en basit tabirle şaşılacak bir dengesizlik arz ediyor. Hani hayatın her alanında eşitlikten bahsediyorduk? Ölüm istatistiklerinde dahi kadınların bu denli öne çıkması, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir toplumsal anormalliktir. Nedense, pencerelerden boşluğa bırakılan o son çığlık, hemen her zaman bir kadına ait oluyor.

Bu ülkenin tarihinde, sinemasında, siyasetinde iz bırakmış kaç tane "camdan düşen ünlü erkek" duyduk? Neredeyse hiç. Oysa ölen hep onlar; hep kadınlar. Bu, sadece bir kaza veya intihar meselesi değil, açıkça kadınların omuzlarındaki görünmez baskının, şiddetin ve çıkışsızlığın somut bir göstergesidir. Evin içi, yuva denen o kutsal alan, onlar için çoğu zaman bir kaleye değil, bir hapishaneye dönüşüyor. O pencere ise, maalesef, ne yazık ki son kaçış veya son itiliş noktası oluyor.


Yorum Canavarları ve Sanal Sorgu Odaları

Asıl can sıkıcı olan ise, bu trajedi yaşanır yaşanmaz devreye giren o korkunç "sosyal medya canavarları" ordusudur. Bir insanlık dramı yaşanıyor; bir can yitirilmiş. Ama bakıyorsunuz, hemen herkes o an oradaymış gibi, her detayı yaşamış gibi, sanık sandalyesini çoktan kurmuş gibi konuşuyor.

"Kesin aldatıyordu," "psikolojisi bozuktu," "paragözdü..." Klavyeden çıkan her cümle, zehirli bir ok gibi mağdurun ve yakınlarının üzerine saplanıyor. Empati sıfır, sağduyu sıfır. Sadece tıklanma hırsı ve yargılama iştahı. Kimse durup da o kadını bu eyleme iten karanlık dehlizleri sorgulamıyor; herkes, o anlık bir infazı gerçekleştirmenin peşinde.

Benim aklım almıyor: Bu insanlar, o olayın gerçekliğini bilmeden, hayatını bilmeden nasıl bu kadar kesin hükümler verebiliyor? Eğer ben bu ülkenin Emniyet Teşkilatı'nın yerinde olsaydım, olayın kendisini aydınlatmanın yanı sıra, bu kadar net, bu kadar detaylı ve çoğu zaman asılsız iddialarla kamuoyunu manipüle eden bu sosyal medya "bilirkişilerini" de sorgu masasına oturturdum.

Çünkü bu linç kültürü, sadece ölenin arkasından konuşmakla kalmıyor; yeni trajedilere zemin hazırlıyor. Acı, bu topraklarda reyting malzemesi olmaktan çıkmalı. Kadınların cam kenarındaki çığlıkları, sadece yas tutulacak değil, sistemli bir biçimde değiştirilmesi gereken toplumsal yapının son uyarısıdır.

Aksi takdirde, bu manşetleri okumaya devam edeceğiz ve o pencereler, üzerimize kapanmaya devam edecek.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR

2025 YILINA DAMGA VURAN SANATÇI SİZCE KİM?


YUKARI