Merhaba Gönül Dostlarım;
Bugün sizlere sağlıklı bir beslenme programında birlikte tüketilmemesi gereken gıdalardan bahsetmek istiyorum. Yüksek kalorili yiyeceklerin yanı sıra karışık ve sayıca çok çeşitli beslenmek bedenimizi yormaktadır.
Kahvaltı sofralarımız üzerinden gidecek olursak ortalama on çeşit yiyecek oluyor. Bunlardan genelde iki üç tanesi peynir olduğundan peynir seçimi oldukça önemlidir. Kaliteli bir peynir en az 6 ila 12 aylık bir süreçte bekleyerek olgunlaşmış olmalıdır.
Bu bağlamda eski kaşar, Ezine peyniri ve tulum peyniri gibi kaliteli peynirlerin tüketimi uygundur fakat soframızda sadece bir tanesini tercih etmeliyiz. Çünkü peynirin vücuttan sindirim ve atılma süreci sekiz saati bulabilmektedir.
Serpme kahvaltı Türk kültürünün vazgeçilmez bir öğesidir. Görsel bir şölen ile gözümüz doyurmakta fakat midemizi de bir o kadar yormaktadır. Yorulan mide şişkinlik ,bulantı ve reflü nedeniyle sindirimini tamamlayamadığı gıdaları ince bağırsağa göndermektedir. Bunun sonucunda bağırsakta şişkinlik ve gaz gibi birçok problem sindirim sistemine zarar vermektedir. Kahvaltı masalarımızda börekler, çörekler, ekmek çeşitleri, sucuklu yumurta, peynir çeşitleri, kaymak, bal, reçel, zeytin, kızartmalar, menemen, domates salatalık, soğuk sıcak içecekler ve daha birçok farklı gıda türevi mevcut. Okurken bile yorulduk değil mi?
Öyleyse kim bilir bunları işleyen sindirim sistemimiz ne kadar çok yoruluyor. Sağlıklı sağlıksız hepsi birbirine karışıyor.
Artık buna bir dur demeliyiz. Öğünlerimizde iki proteini yan yana getirmemeye özen gösterelim. Biraz önce de bahsettiğim gibi kahvaltıda tek çeşit peynir tüketelim.
Ne kadar yediğimizden ziyade ne yediğimiz çok daha önemlidir. Örneğin yumurta tokluk hissi veren protein değeri yüksek bir besin.
Bir tane ile doyulmadığı takdirde sayısı arttırılabilir ama yanında başka bir protein olmadan tek başına tüketilmelidir.
Zeytin yine sıklıkla tükettiğimiz bir gıdadır. Özellikle kilo problemi olan kişiler siyah zeytini tercih edebilirler. Diyet programlarında genelde beş ila yedi adet tüketilmesi söylenir fakat ben kişilerin doyana kadar tabaklarına almalarında bir sakınca görmüyorum.
Yeşillik ise olmazsa olmazımızdır. Nane ısıtıcı özelliğinin yanı sıra şişkinliği ortadan kaldırdığı için mutlaka tercih edilmelidir.
Yaz aylarında tarladan olmak şartıyla salatalık, domates, biber ve avakado tüketilmelidir.
Tatlı olarak gerçek bal tereyağıyla, üzüm pekmezi tahin ile ya da incir, hurma, kayısı kuruyemişlerle birlikte yenebilir.
Tatlı türevleri de karıştırılmamalı bunlardan sadece biri tercih edilmelidir.
Sağlıklı olmayan, vücuda boş kalori veren reçel, çokokrem gibi yapay şekerli ürünlerden uzak durulmalıdır.
Katı ve sıvı gıdaları aynı anda tüketmemelidir.
Su kahvaltıdan yarım saat önce içilmeli , su veya çay kahvaltıdan sonra bir buçuk iki saat sonra içmelidir.
Günde iki öğün yemek yemek yeterlidir. Aralarda sıvı içecekleri tek başına içemiyorsak birer avuç kuru yemiş türevleriyle tüketebiliriz.
Meyveler kuru yemiş ile birlikte yendiğinde kan şekeri dengelenir. Tek başına meyve yediğinde ise yarım saat sonra açlık hissi verir. Akşam yemeği yerken de proteinleri karıştırmama kuralına uymalıyız.
Et yemeklerinin yanında yoğurt tüketmemeli; bunu yerine bol salata veya zeytinyağlı Akdeniz yemekleri çok daha sağlıklı bir tercih olacaktır.
Yaz aylarının favorilerinden olan kızartmayı bizim için çok daha sağlıklı versiyonu ile değiştirmeliyiz. Sebzeleri kızartmak yerine fırında pişirip tüketmeliyiz.
Osmanlı şerbetleri veya kompostolar sıcaklarda harareti alarak ferahlamamız için gereklidir. Su tüketiminin de mutlaka arttırılması gerekmektedir.
Yediğiniz ve içtiğiniz her şey şifa olsun