Bugun...


ASLI DÖNMEZ

facebook-paylas
LAZIM OLUR
Tarih: 15-08-2026 10:57:00 Güncelleme: 15-08-2026 10:57:00


Bazı kadınların çantası açıldığında içinden yalnızca eşya çıkmaz.

Cüzdan, güneş gözlüğü, mendil, yara bandı, ağrı kesici, şarj kablosu…

Bir de bütün bunların arasına görünmeden yerleşmiş iki kelime:

Lazım olur.

Kime lazım olacağı çok da önemli değildir.

Kendisine olabilir, çocuğuna olabilir, eşine, arkadaşına ya da o gün yanında olan herhangi birine.

Çünkü mesele çoğu zaman o eşyanın kendisinden çok,

henüz yaşanmamış bir ihtimali önceden düşünmüş olmaktır.

Ya biri acıkırsa?

Ya başı ağrırsa?

Ya telefonun şarjı biterse?

Ya bir şey lazım olursa?

Sanırım asıl ağırlık da burada başlıyor.

Çantanın içinde değil, bütün bunları önceden düşünen zihinde.

Çünkü yorucu olan çoğu zaman eşyaları taşımak değil;

neyin eksik olduğunu sürekli hatırlayan kişi olmaktır.

Üstelik bu alışkanlık çantanın fermuarı kapanınca bitmiyor.

Evde ne eksik?

Çocuğun yanında ne olmalı?

Kimin ilacı alınacak?

Kimin doğum günü yaklaşıyor?

Akşam hava serinler mi?

Bunların hiçbiri tek başına büyük bir mesele değil.

Ama hepsi aynı kişinin zihninde tutulduğunda, hayatın küçük ayrıntılarını takip etmek başlı başına bir işe dönüşüyor.

Ve burada dikkatimi çeken başka bir şey var.

Birinin her ihtimali düşünmesi, bazen diğerlerinin hiçbirini düşünmeden çıkabilmesini sağlıyor.

Belki de bu yüzden mesele kadınların daha tedbirli, daha düşünceli ya da doğuştan daha öngörülü olması değil.

Benim çevremde, başkaları için hazırlanma işi hâlâ daha çok kadınlara kalıyor.

Birinin suyu düşünmesi gerekiyor.

Birinin eksikleri fark etmesi.

Birinin Yanımıza bunu da alalım” demesi.

O kişi uzun süre aynı kişi olunca, yaptığı şey zamanla görev olmaktan çıkıp karakter özelliği gibi görülmeye başlanıyor.

Siz kadınlar zaten böylesiniz.

Gerçekten öyle miyiz?

Yoksa bazı şeyleri düşünmeye diğerlerinden daha erken mi alıştırıldık?

Çünkü insan bir işi yıllarca yaptığında, bir süre sonra onu neden yaptığını sorgulamıyor.

Çantasına mendili koyuyor.

İlacı kontrol ediyor.

Şarj kablosunu alıyor.

Birinin ihtiyacı olabileceğini düşünüyor.

Ve çıkıyor.

Bazen bunun adı özen.

Bazen sevgi.

Bazen de yıllar boyunca öyle olması beklendiği için otomatikleşmiş bir sorumluluk.

Aradaki farkı anlamak her zaman kolay değil.

Çünkü isteyerek yaptığımız şeylerle, artık bizim görevimiz olduğuna alıştığımız şeyler zamanla birbirine benzeyebiliyor.

Belki de lazım olur dediğimiz o iki kelimenin içinde biraz da bu var.

Sevdiğimiz insanları düşünmek güzel.

Ama birilerinin her şeyi düşünmesi, diğerlerinin hiçbir şeyi düşünmek zorunda kalmadığı bir düzene dönüşüyorsa mesele artık yalnızca özen değildir.

O yüzden bugün çantaların neden bu kadar dolu olduğunu değil,

başka bir şeyi merak ediyorum:

Bütün bunları düşünme işi neden hâlâ çoğu zaman aynı kişiye kalıyor?

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI