|
Tweet |
TARIK AKAN ŞOK GEÇİRDİ….
Tarık Akan’ı anlatmadan önce size kısa yaşam öyküsünden söz etmek istiyorum; 1970 yılında Ses dergisinin oyunculuk yarışmasına katılarak birinci olan Tarık Akan'ın oyunculuk kariyeri 1971 yılında ilk sinema filmi “Emine” ile başladı. 1970'li yıllarda rol aldığı filmlerle Türkiye'nin gönlünde taht kuran "Damat Ferit" lakaplı oyuncu, Adile Naşit, Münir Özkul, Gülşen Bubikoğlu gibi Yeşilçam'ın birçok ünlü ismi ile başrolü paylaştı. 1977 sonrası toplumsal içerikli filmlerde rol almaya başlayan Akan, Maden, Sürü, Yol gibi filmlerde rol aldı. Akan, 1978'de Maden, 1980'de Adak ve Sürü filmleriyle En İyi Erkek Oyuncu seçildi. Akan, Yılmaz Güney'in yönetmenliğini yaptığı Yoldaki performansıyla da 1982 Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne aday gösterildi. Akan, 1985 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali'nde de Mansiyon filmi ile Gümüş Ayı Mansiyon ödülünün sahibi oldu.
Türk magazin dünyasının duayeni olan Gazeteci Tayyar( Yıldız) baba Side’de film çekimi olduğunu söyleyerek beni davet etti. Side de 3 günü beraber geçirmiştik. Siyasetten günlük yaşama, Yılmaz Güneyden Kemal Sunal’a kadar birçok anılarını dinlemiştik. Yılmaz Güney ile tanışmasının hayatını değiştirdiğini söylüyordu. Ağır konuşur ama dolu dolu konuşurdu. Söylediği her kelimeyi ilgiyle takip ederdim. Benim için daha doğrusu magazinsel bir haber yapmam için sahil paraşüt sporunu yaptı. Çektiğim resimler kelebek de yayınlanmıştı tam sayfa. Daha sonra dostluğumuz devam etti.
Rahmetli ile en önemli anım Altın Portakal film festivalinde oldu.
Bir sabah Dedeman oteli(Akra Barut) lobisinde bir adamla sohbet ettiğini gördüm. İyice yaklaşınca bu adamın Derin devletin adamı bir binbaşıydı. Bu adam O yıllarda Antalya siyasi şube Müdürü Cafer Şahin’in yanında birkaç kez görmüş ve tanımıştım. Tarık Akan ile sohbet ettiğini görünce endişelendim. Haber vermek onu uyarmak istedim. Ama nasıl yapacağımı bilemiyordum. Birden Resepsiyona yanaştım. Tanıdığım görevliye gidip Tarık Akanı telefonu olduğunu Resepsiyona kadar gelmesi gerektiğini söyledim.
Resepsiyon görevlisi önce itiraz ettiyse de ısrarım üzerine gitti ve dediğimi yaptı. Tarık akan Resepsiyona doğru geldi telefonu eline aldı ve ben yanına yanaşarak tıpkı ajan filmlerinde olduğu gibi çaktırmadan dışarı çıkmasını söyledim. Şaşkındı. Tuhaf tuhaf yüzüme bakarak….
Ne oluyoruz Mahmut…
Çaktırma ve dışarı gel dedim ve yürüdüm. Arkamdan geldi. Ona içerde sohbet ettiği adamın kim olduğunu söyledim. Tanımıyormuş. 2 gün önce Otelde tanışmışlar. O gün de kahve içmeye davet etmiş Lobiye. Kendini iş adamı olarak tanıtmış. Oysa O şahıs bir binbaşıydı. Genel kurnaya bağlı siyasi kanat sorumlusuydu. Dostumuz ve ağabeyimiz emniyet müdür yardımcısı ve siyasi şube müdürü ile kahve içmeye gitmiştim. Sohbet ederken yanında bu zat da vardı. Cafer şahin ağzından kaçırmış daha doğrusu bilerek bu bilgiyi bize vermişti ki pot kırmayalım diye…
Tarık Akan ile görünce kuşkulanmıştım..
Konuyu anlatınca adeta şok geçirmişti….
Daha önce Vatan hainliği ile suçlanan Akan, yargılandı Yıl 1982 12 yıl cezası isteniyordu ancak 2,5 ay hücre hapislinde kaldı. Suçsuzluğu ortaya çıkınca berat edildi.
Sanki o günler gözünün önüne gelmiş gibi yüzü tanınmayacak haldeydi..
Ben Konuştukça Tarık Akan kızarıyordu. Hata bir ara yüzü kireç gibi oldu. Elleri Titriyordu. Elini omuzuma koyarak.
-Teşekkür ederim dostum, bu iyiliğini unutmayacağım. Sonra detaylı konuşuruz, ben odama çıkıyorum…
Otelin kapısından içeri girdi ve bana dönüp, teşekkür etti ve Mahmut beni izle lütfen dedi.
Lobide oturduğu adamla hiç konuşmadan asansöre girip Odasına çıktı. Ben de konuyu Tayyar babaya söyledim. Birlikte her gün Lobide Tarık Akanı izliyor, birlikte onun başına bir şey gelmesin diye Antalya da kaldığı süresince hep izledik.
Ölene kadar dostluğumuz devam etti.
O gerçek bir Halk kahramanı
Efsane sanatçı…..
Vatansever bir adamdı….
O yüreklerde bir Efsane olarak Kalacak…